Tasarım Odaklı Düşünme

Tasarım Odaklı Düşünme

Tasarım odaklı düşünme, yaratıcı problem çözme sürecidir.

Tasarım odaklı düşünmenin insan merkezli bir özü vardır. Kuruluşları, onlar için yarattıkları insanlara odaklanmaya teşvik eder ve bu da daha iyi ürünlere, hizmetlere ve içsel süreçlerin oluşmasını sağlar. Bir iş ihtiyacına yönelik bir çözüm oluşturmak için oturduğunuzda, ilk soru her zaman arkasındaki insan ihtiyacı ne olmalıdır?

Tasarım odaklı düşünmeyi kullanırken, insan bakış açısından arzu edileni teknolojik olarak uygulanabilir ve ekonomik olarak uygulanabilir olanla bir araya getiriyorsunuz. Ayrıca, tasarımcı olarak eğitilmemiş kişilerin çok çeşitli zorlukları ele almak için yaratıcı araçlar kullanmasına olanak tanır. Süreç, harekete geçmek ve doğru soruları anlamakla başlar. Bu, basit zihniyet değişikliklerini benimsemek ve sorunları yeni bir yönden ele almakla ilgilidir.

Tasarım odaklı düşünme, ekibinize veya kuruluşunuza aşağıdaki konularda yardımcı olabilir:

  • Hizmet sunduğunuz kişilerin (müşteriler, öğrenciler, kullanıcılar, gönüllüler vb.) ihtiyaçlarını daha iyi anlamak
  • Yeni fikirlerin, ürünlerin ve hizmetlerin piyasaya sürülmesiyle ilişkili riski azaltmak
  • Yenilik getirmek
  • Değeri yeniden tanımlamak ve organizasyonel kültür değişikliği yapmak
  • Sağlık, eğitim, gıda, su ve iklim değişikliği gibi karmaşık toplumsal sorunlara ve farklı paydaşları ve çoklu sistemleri etkileyen sorunlara çözüm getirmek

Tasarım Düşünmenin Aşamaları

Tasarım odaklı düşünmenin aşamaları doğrusal adımlar olarak öğretilse de, ancak pratikte süreç her zaman doğrusal değildir. Bu adımlardan bazıları birkaç kez gerçekleşebilir ve hatta aralarında gidip gelebilirsiniz. Tasarım odaklı düşünme aşamalarında ilerlemek sizi boş bir sayfadan yeni, yenilikçi bir çözüme götürebilir.

Bir Soru Çerçevelendirin:Başkalarına yaratıcı çözümler aramaya ilham veren itici bir soruyu belirleyin.
İlham Toplayın:İnsanların gerçekte neye ihtiyacı olduğunu keşfederek yeni düşünceye ilham verin.
Fikirler Üretin:Çığır açan fikirlere ulaşmak için bariz çözümlerin ötesine geçin.
Fikirleri Somut Hale Getirin:Fikirleri nasıl daha iyi hale getireceğinizi öğrenmek için kaba prototipler oluşturun.
Öğrenmek için Test Edin:Geri bildirim toplayarak ve ileriye dönük deneyler yaparak fikirleri hassaslaştırın.
Hikayeyi Paylaşın:Başkalarına eyleme geçmeleri için ilham vermek için bir insan hikayesi oluşturun.
tasarım odaklı düşünmenin aşamaları

Kaynak:

What is Design Thinking?

Girişimcilik

Girişimcilik

Türkiye’de her yıl yaklaşık 2 milyon birey bir yükseköğretim kurumunda mesleki yeterlikler edinmek amacıyla ÖSYM tarafından hazırlanan sınavlara katılmaktadır. Fakat bu öğrencilerin ancak yarısı aldıkları puan neticesinde tercih yapıp yükseköğretim kurumlarına yerleşebilmektedir.

Ayrıca TÜİK’in 2018’de yayınladığı istatistiklere göre lisans programından mezun olmanın işgücü ve istihdama katılmak için yeterli olmadığı görülmektedir. Ülkemizde lisans mezunu istihdam oranı erkeklerde % 78,3, kadınlarda %58,3 oranında gerçekleşmektedir (TÜİK, 2018).

Bu tablo, ülkemizde gençlerin girişimcilik başta olmak üzere 21.yy becerilerinin geliştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Peki girişimci kimdir ve girişimcilik becerileri nelerdir?

Girişimcilik, iktisadi mal veya hizmet üretimi için üretim faktörlerinin bir araya getirilerek, ekonomik fırsatların yeni değerlere dönüştürüldüğü organizasyonun oluşturulmasıdır. (1)

Girişimci; ise ticaretsanayi gibi alanlarda sermaye koyarak bir işi yapmaya girişen, kâr amacıyla riski üzerine alan kişidir. (2)

12

OECD, girişimciler için üç ana beceri grubunu belirlemiştir:

  • Teknik beceriler
    • İletişim becerileri
    • Çevre izleme becerileri
    • Problem çözme becerileri
    • Teknolojiyi uygulama ve kullanıma becerileri •
    • Kişilerarası ve organizasyonel beceriler
  • İşletme yönetimi becerileri
    • Planlama ve hedef belirleme
    • Karar verme
    • İnsan kaynakları yönetimi
    • Pazarlama
    • Finans
    • Muhasebe
    • Müşteri ilişkileri
    • Kalite kontrol
    • Müzakere
    • İş lansmanı
    • Büyüme yönetimi
    • Yönetmeliklere uygunluk becerileri
  • Kişisel özellikler
    • Öz kontrol ve disiplin
    • Risk yönetimi
    • Yenilik
    • Kalıcılık
    • Liderlik
    • Değişim yönetimi
    • Ağ kurma
    • Stratejik düşünme

Eğitim-öğretim kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının gençler ve yetişkinlerde bu becerilerin gelişmesi için yürüteceği çalışmalar ülkemizin ekonomik gelişimine katkı olacaktır.

Dijital Vatandaşlık

Dijital Vatandaşlık

21. yüzyılda bilgi teknolojilerinin her geçen gün gelişmesine ve değişmesine bağlı olarak bireylerin iletişim, alışveriş, eğitim vb. günlük pratiklerinin sanal dünyada yeni bir karşılığı oluşmuştur. Bireyin evinde oturuyorken birkaç dakikada dilediği ürünü satın almasını, binlerce kilometre uzaktaki bir yakınına birkaç saniye içinde bir video ya da fotoğraf aracılığıyla ulaşmasını sağlayan bu yeni dünya beraberinde bazı riskleri ve zararları da getirmiştir. İnternet dolandırıcılığı, kişisel bilgilerin çalınması, sırt ve boyun ağrıları, yanlış ve/ veya zararlı bilgiye erişim, siber zorbalık, zararlı yazılımlar, pornografi/ çocuk istismarı/ fuhuş, oyun ve internet bağımlılığı, yabancılarla çevrimiçi ve çevrimdışı iletişim ve şiddet/ nefret/ ırkçılık bu zararlardan bazılarıdır.

Risklerin ve zararların önlenmesi, dijital dünyanın sunduğu fırsatların değerlendirilebilmesi için  bireylerin bilgi ve iletişim kaynaklarını kullanırken eleştirebilen, çevrimiçi yapılan davranışların etik sonuçlarının farkında olan, teknolojiyi başkalarına zarar vermekten kaçınan, internet ortamında iletişim hakkını kullanan, yaptığı paylaşımlarında ve işbirliğinde doğru tutum sergileyen ve başkalarını da bu yönde teşvik eden dijital vatandaşlar olması yani bireylerin dijital davranışlar, değerler, etik kurallar ve bilinç oluşturmasının gerekliliği ortaya çıkmıştır. Ribble (2011) dijital vatandaşlığı dokuz boyutta ele almıştır: dijital erişim, dijital ticaret, dijital iletişim, dijital okuryazarlık, dijital etik, dijital kanun, dijital haklar ve sorumluluklar, dijital sağlık, dijital güvenlik.

Çocukların internet ve yeni medya araçlarını güvenli kullanımı konusunda kültürel, bağlamsal ve tehlike durumları ile ilgili birçok ülkeyi kapsayan bir araştırma projesi olan EU Kids Online (2011) raporunda 11-16 yaşındakilerin %22’si kullanıcı tarafından oluşturulmuş potansiyel zararlı (nefret, kendine zarar verme, intihar vb.) içeriğe maruz kaldığı, 9-16 yaşındakilerin %14’ü geçen 12 ay içinde açıkça cinsel içerikli çevrimiçi fotoğraflar gördüğü belirtilmiştir. EU Kids Online’ın (2015) 2010-2015 Türkiye raporunda internette cinsel içeriğe maruz kalan çocukların oranının %14,4’ten %51’e, internette tanıştığı yabancılarla çevrimdışı buluşan çocukların oranının 15.9% ten 37.6%’a yükseldiği görülmektedir. Yaş ve kullanım oranının artmasına bağlı olarak risklerin artması sebebiyle çocukların ve gençlerin dijital vatandaşlar olarak yetiştirilmesi önem kazanmaktadır.

EU Kids online projesine ulaşmak için tıklayınız.